Derin ven trombozu, bacaktaki ya da daha seyrek olarak koldaki derin toplardamarlardan birinde pıhtı oluşmasıdır. En sık baldır ve uyluk damarlarında görülür. Tipik tablo tek bacakta birkaç saat ya da gün içinde gelişen şişlik, ağrı ve gerginliktir. Önemi şuradan gelir: pıhtının bir parçası koparak akciğere ulaşabilir, bu nedenle şüphe varsa aynı gün değerlendirme gerekir.
Halk arasında "bacakta pıhtı" denince akla genellikle bu tablo gelir. Ancak her bacak ağrısı pıhtı değildir, her pıhtı da belirgin ağrı yapmaz. Hangi belirtilerin dikkat gerektirdiğini, kimlerin daha fazla risk altında olduğunu ve tanının nasıl konduğunu bilmek, gereksiz panikle gerçek bir acil durum arasındaki farkı görmeyi kolaylaştırır.
Derin ven ile yüzeyel ven arasındaki fark nedir?
Bacakta iki toplardamar sistemi vardır. Yüzeyel sistem deri altında seyreder; varisler bu sistemde oluşur. Kasların arasında ise derin sistem yer alır; bu damarlar, atardamarlarla yan yana ilerler ve bacaktaki kanın büyük kısmını kalbe taşır. Baldır kası her kasıldığında derin damarları sıkar ve kanı yukarı iter; bu yüzden baldır kasına sık sık "ikinci kalp" benzetmesi yapılır. İki sistem perforan adı verilen bağlantı damarlarıyla birbirine açılır.
Yüzeyel bir damardaki pıhtı genellikle ele gelen, kızarık ve hassas bir kordon şeklinde görülür. Kaslar arasındaki pıhtı ise dışarıdan görünmez; kendini şişlik ve ağrıyla belli eder. Özellikle diz üstündeki derin damarlarda oluşan pıhtının akciğere gitme olasılığı, yüzeyel pıhtıya göre daha fazladır. Varisle pıhtı arasındaki ilişkiyi varis hastalığında pıhtı riski yazısında ayrıca ele aldık.
DVT belirtileri nelerdir?
En sık şikâyet tek bacakta şişliktir. Ayakkabının ya da çorabın bir tarafta sıkmaya başlaması, baldırın diğerine göre kalınlaşması ilk fark edilen şey olabilir. Baldırda kramp benzeri, özellikle yürürken ya da ayağı yukarı bükerken artan bir ağrı eşlik edebilir.
Deride ısı artışı, kızarıklık ya da morumsu renk değişimi görülebilir. Bazen yüzeydeki toplardamarlar daha belirgin hale gelir. DVT belirtileri her zaman bu kadar net değildir; bazı kişilerde yalnız hafif bir dolgunluk hissi vardır, bazılarında hiç belirti olmaz. İki bacak arasında belirgin çevre farkı, örneğin baldırda 3 cm ve üzeri, hekimlerin muayenede dikkat ettiği bulgulardandır.
Hangi durumda vakit kaybetmeden acile gidilmeli?
Pıhtının bir parçası koparak akciğer damarlarını tıkarsa buna pulmoner emboli denir. Aniden başlayan nefes darlığı, nefes alırken artan göğüs ağrısı, açıklanamayan çarpıntı, kanlı balgam ya da bayılma hissi bu durumun işaretleri olabilir. Bu belirtilerden biri, özellikle bacakta şişlikle birlikte ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
Göğüs belirtisi olmadan tek bacakta yeni gelişen şişlik ve ağrı varsa da beklemek doğru değildir. Aynı gün içinde bir acil servise ya da kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurmak gerekir. Amaç korkutmak değil: erken tanı, tedavinin daha kolay planlanmasını sağlar.
DVT risk faktörleri kimleri ilgilendirir?
Pıhtı oluşumunu kolaylaştıran üç temel durum tanımlanmıştır: kan akışının yavaşlaması, damar duvarının hasar görmesi ve kanın pıhtılaşma eğiliminin artması. DVT risk faktörleri çoğu zaman bu üçünden birine bağlanır ve birden fazlası bir arada olduğunda risk artar.
- Son birkaç hafta içinde geçirilmiş ameliyat, özellikle kalça ya da diz ameliyatları.
- Uzun süre yatağa bağımlı kalmak, alçı ya da atel nedeniyle bacağı hareket ettirememek.
- 4 saati aşan uçak, otobüs ya da araba yolculukları.
- Gebelik ve doğumdan sonraki ilk 6 hafta.
- Östrojen içeren doğum kontrol hapı ya da hormon tedavisi.
- Aktif kanser ve kanser tedavileri.
- Daha önce geçirilmiş pıhtı, ailede pıhtı öyküsü ya da kalıtsal pıhtılaşma eğilimi.
- Fazla kilo, sigara ve ilerleyen yaş; risk 40 yaşından sonra belirgin olarak artar.
Varis tek başına güçlü bir risk faktörü sayılmaz, ama ileri varislerde ve damar iltihabı geçirmiş kişilerde dikkat gerekir. Konuyu dengeli biçimde ele alan varis hastaları pıhtıdan korkmalı mı yazısı bu soruya ayrıntılı yanıt veriyor.
Derin ven trombozu tanısı nasıl konur?
Hekim önce şikâyetin ne zaman başladığını, risk faktörlerini ve muayene bulgularını değerlendirir. Toplanan bilgiler Wells skoru gibi klinik olasılık ölçekleriyle bir araya getirilir. Olasılık düşükse kanda D-dimer adı verilen test istenebilir. D-dimer, vücutta pıhtı yıkımı sırasında ortaya çıkan bir maddedir; normal çıkması pıhtı olasılığını büyük ölçüde azaltır, yüksek çıkması ise tek başına tanı koydurmaz.
Tanıda temel inceleme Doppler ultrasondur. Prob damarın üzerine hafifçe bastırılır; sağlıklı toplardamar basıyla kapanırken pıhtı olan damar kapanmaz. İnceleme genellikle 20-30 dakika sürer, radyasyon içermez ve gerekirse 5-7 gün sonra tekrarlanabilir. Doppler'in damar hastalıklarındaki yerini Doppler ve ultrasonografinin önemi yazısında okuyabilirsiniz.
Tedavi ve korunma nasıl planlanır?
Tedavinin temelini kan sulandırıcı ilaçlar oluşturur. Kan sulandırıcılar var olan pıhtıyı doğrudan eritmez; pıhtının büyümesini ve yeni pıhtı oluşmasını engeller, vücut da zamanla pıhtıyı kendisi çözer. İlacın türü ve süresi kişiye göre belirlenir; çoğu kişide tedavi en az 3 ay sürer. Bazı durumlarda kompresyon çorabı ve başka işlemler de gündeme gelebilir. İlacı ve dozunu yalnız hekim belirler; kendi kendinize başlamayın, bırakmayın.
Korunmada hareket önemlidir. Uzun yolculukta her 1-2 saatte bir kalkıp yürümek, oturduğunuz yerde ayak bileklerini 10-15 kez yukarı aşağı oynatmak ve yeterli sıvı almak önerilir. Ayrıntılı öneriler uzun yolculuklar ve varis yazısında yer alıyor. Ameliyat sonrası erken ayağa kalkmak ve hekimin önerdiği koruyucu tedaviye uymak da riski azaltır. Varis kaynaklı şikâyetleri olanlar için tedavi seçeneklerine ameliyatsız varis tedavisi sayfasından bakabilirsiniz.
Tedaviden sonra bacakta neler olur?
Tedavinin ilk günlerinde şişlik ve ağrı çoğu kişide yavaş yavaş azalır. Bacağı dinlenirken 20-30 cm kadar yükseltmek ve hekim önerirse kompresyon çorabı giymek rahatlatabilir. İlk 1-2 hafta içinde şikâyetler belirgin olarak gerilemezse ya da artarsa kontrol öne alınmalıdır.
Geçirilmiş bir trombozdan sonra bazı kişilerde 1-2 yıl içinde bacakta kalıcı ağırlık, şişlik ve deri değişiklikleri gelişebilir. Pıhtının damar kapakçıklarında bıraktığı hasara bağlı bu tabloya post-trombotik sendrom denir. Takip vizitleri genellikle 3. ay civarında ve sonrasında hekimin belirleyeceği aralıklarla yapılır; ilacın ne zaman kesileceği de bu kontrollerde konuşulur. Gebelik planı, yeni bir ameliyat ya da uzun bir seyahat öncesinde hekime pıhtı öykünüzü mutlaka hatırlatın.
Sık sorulan sorular
DVT kendiliğinden geçer mi?
Vücut küçük pıhtıları zamanla çözebilir, ama derin ven trombozunun tedavisiz bırakılması önerilmez. Pıhtının ilerleme ve akciğere gitme olasılığı nedeniyle değerlendirme ve tedavi kararı hekime aittir.
Pıhtı varken yürümek zararlı mı?
Tanı konup tedavi başladıktan sonra çoğu kişiye hareket etmesi ve yürümesi önerilir. Yatak istirahatinin rutin olarak gerekmediği kabul edilir, ancak kişiye özel kararı hekim verir.
Baldırdaki her ağrı pıhtı mıdır?
Hayır. Kas zorlanması, kramp, diz arkasındaki kistin yırtılması ya da sinir kaynaklı ağrılar benzer şikâyet yapabilir. Ayrım muayene ve gerekirse Doppler ile yapılır.
Tek bacakta yeni başlayan şişlik ve ağrı, 2-3 gün geçmesi beklenecek bir şikâyet değildir. Derin ven trombozu erken fark edildiğinde tedavi çoğu kişide evde, ilaçla sürdürülebilir. Böyle bir durumda bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına ya da acil servise başvurmak en sağlıklı adımdır; nefes darlığı ya da göğüs ağrısı eşlik ediyorsa 112 aranmalıdır.
Bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgi verir; tanı ve tedavi yerine geçmez. Bacaklarınızda ya da damarlarınızda fark ettiğiniz bir değişiklik için bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurun.
Bilgilendirme notu
Bu yazı kalp ve damar cerrahisi kaynaklarına dayanan genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı için hekim muayenesi gereklidir. Varis şikâyetleriniz için randevu alabilirsiniz.