Yaz gelip ilk kez şort giydiğinizde uyluğunuzun dış yüzünde ya da dizinizin arkasında kırmızı, mor ince çizgiler fark ettiyseniz yalnız değilsiniz. Kılcal damar tedavisi bu ince damarları kapatmayı amaçlar; en sık kullanılan yöntem skleroterapidir, yani damarın içine ince bir iğneyle ilaç verilerek damarın büzüşüp kapanmasının sağlanması. Bazı durumlarda yüzeyel lazer de seçeneklerden biridir.
Bu damarlar çoğu kişide ağrı yapmaz ve tehlikeli değildir, ama bazen altta yatan bir toplardamar yetmezliğinin ilk işareti olabilir. O nedenle iyi planlanmış bir kılcal damar tedavisi, damarın görünüşünden önce nereden beslendiğine bakar. Yöntem, seans sayısı ve beklenti de bu bilgiye göre şekillenir.
Örümcek ağı damar ne demek?
Tıpta bu ince damarlara telenjiektazi denir. Telenjiektazi, deriye çok yakın seyreden ve çapı genellikle 1 mm'nin altında olan genişlemiş küçük toplardamarlardır. Bir merkezden dışarı doğru dallanarak yayıldıklarında görüntü bir ağa benzer. Halk arasındaki örümcek ağı damar adı da buradan gelir.
Biraz daha kalın, 1-3 mm çaplı, mavi yeşil renkte ve derinin hemen altında seyreden damarlar ise retiküler ven olarak adlandırılır. Uluslararası CEAP sınıflamasında ikisi de 1. evreye girer. 3 mm ve üzerindeki, deriden kabarık kıvrımlı damarlar ise varis olarak kabul edilir ve 2. evrededir. Evrelerin ayrıntısını varis hastalığının evreleri yazısında bulabilirsiniz.
Bacakta kılcal damar neden oluşur?
Tek bir nedeni yoktur. Ailede benzer damarların olması en güçlü etkenlerden biridir. Kadınlarda daha sık görülür; gebelik, doğum kontrol hapı ya da menopoz dönemindeki hormon değişiklikleri damar duvarını etkileyebilir. Gün boyu 8-10 saat ayakta kalmak, uzun süre aynı pozisyonda oturmak, fazla kilo ve ileri yaş da katkıda bulunur.
Bacakta kılcal damar oluşumunun bir kısmı tamamen yüzeyeldir. Bir kısmında ise altta, daha büyük bir toplardamarda reflü vardır. Reflü, kanın kapakçıklardan geriye doğru kaçması demektir. Böyle bir durumda yüzeydeki ince damarlar aslında bir basınç fazlasının dışa yansımasıdır. Altta yatan sorun çözülmeden yalnız yüzeyi tedavi etmek, kısa sürede yeni damarların belirmesine yol açabilir.
Tedaviden önce hangi muayene yapılır?
Muayenede hekim önce bacağı ayakta ve ışık altında inceler. Damarların dağılımı, şişlik, renk değişikliği ve kişinin şikâyetleri not edilir. Akşamları ağırlık, kramp ya da ayak bileğinde şişlik tarif ediliyorsa ya da damarlar belirli bir hat boyunca kümeleniyorsa Doppler ultrason istenir.
Doppler ultrason, ses dalgalarıyla damarın içindeki kan akışını gösteren, iğne gerektirmeyen bir incelemedir. Genellikle 15-20 dakika sürer ve hem ayakta hem yatarak yapılabilir. Yüzeyel toplardamarlarda 0,5 saniyeyi aşan geri akış genellikle anlamlı reflü olarak değerlendirilir. Neden bu kadar önemsendiğini varis tanısında Doppler ve ultrasonografinin önemi yazısı ayrıntılı anlatıyor. Kısaca söylemek gerekirse, ana gövdede reflü varsa önce o ele alınır, kılcal damarlar sonraya bırakılır.
Kılcal damar tedavisi nasıl yapılır?
En sık uygulanan yöntem skleroterapidir. Hasta sedyeye uzanır, deri temizlenir ve çok ince bir iğneyle damarın içine sklerozan ilaç verilir. Sklerozan ilaç, damarın iç yüzeyini tahriş ederek duvarların birbirine yapışmasını sağlar. Kapanan damar zamanla vücut tarafından emilir.
Bir seans genellikle 15-30 dakika sürer. Tek seansta kaç enjeksiyon yapılacağı ve hangi bölgelerin ele alınacağı hekimin planına bağlıdır. Retiküler venler gibi besleyici damarlar varsa genellikle önce onlar tedavi edilir; böylece ince ağın kaynağı kurutulmuş olur. İşlemin ayrıntılarını skleroterapi ile varis tedavisi sayfasında okuyabilirsiniz.
Skleroterapide iğne batışı sırasında kısa süreli bir yanma ya da sızı hissedilebilir. Çoğu kişi bunu katlanılabilir bulur, ama his kişiden kişiye değişir. İşlemden sonra genellikle kompresyon çorabı giyilmesi ve hemen yürünmesi önerilir. Çorabın kaç gün giyileceğini hekim belirler; sık uygulanan bir düzen ilk 1-3 gün sürekli, ardından gündüzleri birkaç gün daha giyilmesidir. İlk 2 hafta sıcak banyo, sauna ve yoğun güneşten uzak durulması da çoğu zaman tavsiye edilir.
Lazer ne zaman tercih edilir?
Deri üzerinden uygulanan yüzeyel lazer, iğneyle girilemeyecek kadar ince damarlarda ya da iğneye karşı belirgin korkusu olan kişilerde düşünülebilir. Lazer ışığı damarın içindeki kana emilir, oluşan ısı damarı kapatır. Bacakta, özellikle mavi ve daha derin damarlarda skleroterapi kadar sonuç alınamayabilir; yüzdeki kılcal damarlarda ise daha sık kullanılır.
Lazer sonrası geçici kızarıklık, kabuklanma ya da renk değişikliği görülebilir. Bronz ya da koyu tenli kişilerde pigment değişikliği riski biraz daha fazladır. Yöntem seçimi de deri tipine, damarın rengine ve çapına göre muayenede yapılır. Bazı kişilerde iki yöntem birlikte de kullanılır.
Kaç seans gerekir, sonuçlar ne zaman görülür?
Seans sayısı damarların yaygınlığına göre değişir. Bazı kişilerde 1-2 seans yeterli olurken, geniş bir alanda 3-4 seans gerekebilir. Aynı bölgeye yapılan seanslar arasında genellikle birkaç hafta beklenir; bu aralık çoğu zaman 4-6 hafta olarak planlanır.
Sonuç hemen görünmez. Kapanan damarın emilmesi için zaman gerekir ve ilk haftalarda bölge morumsu görünebilir. Değerlendirme çoğunlukla 6-8 hafta sonra yapılır. Kılcal damar tedavisi var olan damarları hedefler, ama damar oluşturma eğilimini ortadan kaldırmaz. Yıllar içinde yeni damarların belirmesi olasıdır ve bu durum işlemin başarısız olduğu anlamına gelmez.
Yeni kılcal damarları azaltmak için neler yapılabilir?
Damar oluşturma eğilimini tamamen durduran bir yöntem yoktur, ama bazı alışkanlıklar bacaktaki toplardamar basıncını azaltır. Saatlerce aynı pozisyonda kalmamak, her 30-45 dakikada bir kalkıp birkaç dakika yürümek ya da ayak bileklerini oynatmak işe yarar. Akşamları bacakları 15-20 dakika kalp hizasının biraz üstüne kaldırmak ağırlık hissini hafifletebilir.
Düzenli yürüyüş baldır kasını çalıştırır ve kanın yukarı taşınmasına yardım eder; haftada 150 dakika civarında orta tempolu hareket genel sağlık için de önerilen düzeydir. Kilo kontrolü, aşırı sıcaktan kaçınmak ve hekim önerirse gündüz kompresyon çorabı kullanmak da destekleyicidir. Krem ve jellerin var olan kılcal damarları kapattığını gösteren güçlü bir kanıt yoktur; bu konuda dermokozmetik ürünlerin varisteki yeri yazısına göz atabilirsiniz.
Olası yan etkiler nelerdir?
Her tıbbi işlem gibi kılcal damar tedavisinin de yan etkileri olabilir. Enjeksiyon yerinde morluk ve hafif şişlik sık görülür ve genellikle 1-2 hafta içinde geçer. Bir kısım kişide kapanan damarın hattında kahverengi bir iz kalabilir; buna hiperpigmentasyon denir ve çoğu zaman aylar içinde soluklaşır.
- Matlaşma: tedavi edilen bölgenin çevresinde çok ince, yeni kırmızı damar ağının belirmesi.
- Sertlik ve hassasiyet: kapanan damarın içinde kalan kanın oluşturduğu küçük, ele gelen düğümler.
- Deride yara: ilacın damar dışına kaçmasıyla nadiren görülen küçük açık yara.
- Alerjik reaksiyon ve pıhtı: seyrek görülür, ama sıfır değildir.
Gebelik, aktif bir pıhtı sorunu ya da bazı ilaçları kullanıyor olması tedavinin zamanlamasını değiştirebilir. Kan sulandırıcı ya da başka düzenli ilaç kullanıyorsanız muayenede mutlaka söyleyin; ilacı kendiniz bırakmayın, kararı hekiminiz verir.
Kılcal damarlar çoğu zaman estetik bir şikâyet olarak başlar, ama bazen daha derindeki bir sorunu da haber verir. Estetik ile tıbbi gereklilik arasındaki ayrımın nasıl yapıldığı varis sadece estetik bir sorun mu yazısında tartışılıyor. Bacaklarınızda yeni beliren ince damarlarla birlikte ağırlık, şişlik ya da kramp da varsa, bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına muayene olmak ve gerekirse Doppler ile değerlendirilmek en sağlıklı başlangıçtır.
Bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgi verir; tanı ve tedavi yerine geçmez. Bacaklarınızda ya da damarlarınızda fark ettiğiniz bir değişiklik için bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurun.
Bilgilendirme notu
Bu yazı kalp ve damar cerrahisi kaynaklarına dayanan genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı için hekim muayenesi gereklidir. Varis şikâyetleriniz için randevu alabilirsiniz.